Ana Sayfa Sante Grup Hakkında
site hakkında ürünler haberler bize ulaşın linkler kampanyalar
eczanemonline ...
basında
aktiviteleri
katalog
club
eczacılık hakkında
eczacılık müzesi
sağlığımız
ilkyardım
dünya mutfakları
önemli telefonlar

afetlere hazır olun

Ayak Sağlığı İçin Altın Kurallar

Arşiv
Dünden Yarınlara
Kozmetikler...

Zayıflama Dosyası
Cilt bakımı
Vücut bakımı
Makyaj
Parfüm
Yaz
Saçlarınız
Alternatif Bakımlar
Estetik
Güzellik
Ne kadar kalori harcıyorsunuz ? Yiyeceklerinizin porsiyon ölçüsünü biliyor musunuz? Obez Misiniz ?...Bütün bunları
diyet dünyası bölümümüzde bulabilirsiniz....


Temel Bilgiler
Diyabetli Hakları
Bunları Biliyormusunuz?
Diyabet ve Çocuk
Diyabet Merkezleri
Diyabetlilere Rehber Kitaplar

Hoşgeldin Yeni Doğan !


Arşiv


Anne Sütü Sağım Pompası

Nebülizatör



İthal İlaç Hakkında

ECZACILIK DİPLOMALARININ DENKLİĞİ HAKKINDA

E ECZANE LOGOSU

KARİKATÜR YARIŞMASI

Sırdaş Eczane Projesi Kapsamında Eğitimler Devam Ediyor.

6197 Sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkında Kanun Tasarı Taslakları Hakkında


Eczacı Odalarından Duyurular için buraya tıklayın...



Sn.İlgili

Eczanemonline'nın bu bölümünde sağlıkla ilgili vakıf ve derneklere yer vermek istiyoruz. Bize info@eczanemonline.com.tr adresin den kuruluşunuzun resmi kuruluş belgeleri ve kuruluş amacınızı bildiren tüzüğünüzle başvurduğunuz taktir de sayfalarımız da sizlere yer vermekten mutluluk duyacağız

100 Yoksul Çocuk Sağlık Vakfı Tarafından Sünnet Ettirildi !

>> Vakıf ve Dernekler için lütfen tıklayınız...

Asyadan 3,Avustral yadan 10,Kanada dan 26 ,Avrupadan 29,Yeni Zellanda dan 4,Amerikadan 180 eczanenin web sayfasını ziyaret etmek için tıklayınız:
Sağlıkla ilgili falınızı merak ediyorsanız bu bölümümüzde bulabilirsiniz....
>> Tıklayınız...
Dolar,EURO bugün ne kadar oldu diye merak ediyorsanız...
>> Tıklayınız...
İllere göre hava durumunu öğrenmek için ....
>> Tıklayınız
1. Ulusal Farmasötik Bakım ve Klinik Eczacılık Kongresi
>> Tıklayınız

Engelli adaylara ücretsiz eğitim olanağı
>> Tıklayınız

"Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik" yürürlüğe girdi
>> Tıklayınız

Sağlık Bakanlığı,' aileleri, 'ishal'' konusunda uyardı
>> Tıklayınız

Enfeksiyon Hastalıkları Eğitim
>> Tıklayınız

Arşiv

Eczanemonline hakkındaki görüş ve yorumlar için tıklayın...
Sn. Ziyaretçimiz
Eczanemonline'nın bu bölümünde satmayı düşündüğünüz çalışır vaziyetteki medikal cihazlarınızı yayınlatabilirsiniz.

CİLDİN HASSASLAŞMA NEDENLERİ....

Cildin doğal yapısı itibariyle hassas olmasının dışında bütün ciltler bizim yaptığımız hatalı davranışlar ve çevre faktörleri nedeniyle hassaslaşabilir ve artık kendini koruyamayan, her etkiye tepkiyle karşılık veren sorunlu bir cilde dönüşürler. Güzel bir cilt kazanmak ya da temizlenmek uğruna yapılanlar ise abartıya kaçıldığında aynı hassasiyeti doğururlar.

Genç bir cilt her şeye hazırlıklı olan, koruyucu tabakası güçlü, gözenekleri açık ve dolaşım sistemi tarafından dengeli salgılanan sağlıklı bir cilttir. Böyle bir cilt genç yaşlardan itibaren iyi korunursa özelliklerini de uzun zaman koruyabilir. Ancak çağdaş insan birçok dış etkenin tehditi altındadır:

  • Yanık tenin güzelliğine inanıldığından beri güneşleniyoruz, dolayısıyla cildimiz yaz aylarında kendisi için zararlı olan ve onu yaşlandıran UV ışınlarına maruz kalıyor.
  • Hava kirliliği cildi tehdit edip yapısını bozan en önemli etkenlerden biri. Cildin bunu atlatabilmesi için ciddi korunmaya ihtiyacı var.
  • Klimalar sayesinde yaz ve kış rahatlıyoruz ama cildimiz bizimle aynı fikirde değil; ısı şoklarına karşı korunamıyor, kuruyor ve zayıflıyor.
  • Kullandığımız kozmetikler iyi seçilmediği takdirde, sıcak suyla temizlik ya da cildimizi fazlasıyla suya tutmamız hassasiyetine yol açıyor.
  • Güünlük duş alışkanlığı; makyaj temizleyici ürünler, arındırma işlemleri ve hamam derken cilt sürekli suyla temas halinde kalıyor ve bundan çoğu zaman yarar değil zarar görüyor.
  • Son zamanların gözde bakımlarından eksfoliant ya da arındırma işlemleri gereğinden çok yapıldığında cildi zayıflatıp hassaslaştırıyor.
  • Günümüz dünyasının stres ve sıkıntıları da cildimizin yıpratıp hassaslaştıran nedenlerden biri.

Temizleyiciler...

Özellikle 90'larda kadın ciltlerinde hızlı bir artış gösteren hassasiyet dermatolog ve kozmetikçileri harekete geçirdi. Temizleyici kozmetik ürünlerinin içeriğindeki deterjanlar ve suyla karşılaştığında köpürmeyi sağlayan aktif maddelerin ciltte hassasiyet yarattığı anlaşıldı. Bizim hoşumuza giden bu köpükler cildin doğal pH oranını yükseltiyor, cildin kendisine yararlı olan bakteri dengesini tahrip ediyor, epidermi strese sokuyor, cildin koruyucu hidrolipinik tabakasını bozuyor zayıflatıyor. Hele kuru bir ciltse, bir de musluktan akan suyun sertliği eklenince cilt daha çok üzülüyor. Cilt bu duruma girdiğinde artık kendini koruyamaz oluyor, her etkiye tepkiyle cevap veriyor: Kızarıyor, inceliyor, kuruyor, parfümler ve kozmetik ürünlerdeki koruyuculara alerjik tepkiler gösteriyor.

Yeni kuşak kozmetikler...

90'ların sonlarına doğru temizleyici kozmetiklerin formülylerinde büyük değişiklikler yapıldı. Daha az koruyucu madde ile köpürmeyi sağlayan aktif maddeler mümkün olduğu kadar az oranda kullanıldı; yeni kuşak parfümler de cildin daha rahat kaldırabileceği formüllerle bestelendi; yağlı maddeler daha hafif ve ciltle uyumlu olacak formüllere dönüştürüldü. En önemli mesele ise, temizleyici ürünlerdeydi. Yeni temizleyicilerin formüllerine nemlendirici, yumuşatıcı ve tahrişleri önleyen maddeler katıldı. Bu ürünler, temizleme işleminden saatlerce sonrasına kadar cildin nemli ve yumuşak kalmasını sağlıyor. Ama bu ürünlerin bir kusuru vardı: Köpürmüyorlardı. Köpqüksüz bir temizleyicinin tüketiciyi tatmin etmeyeceği düşünen araştırmacılar mucizeler yaratmakta gecikmediler ve yeni temizleyici ürünlere, su ile temas ettiğinde açığa çıkarak köpürmeyi sağlayan gazlar kattılar.

Zamanımızın gözde ürünleri kategorisinde yer alan arıtıcılar ya da eksfoliantlar da beenzer değişimlere uğramakta gecikmediler. Kuru ya da hassas ciltler de dahil her cilt tipinin haftada bir ya da iki kez rahatlıkla kullanabileceği arıtıcılar formüle ettiler.

Cildinizi dinleyin...

Cildiniz size çeşitli işaretler veriyor. Onu dinlemenizde yarar var: Eğer sabah akşam cildinizi yıkadığınızda içiniz rahat ediyor ama cildiniz gerilip kuruyorsa, sık yıkama alışkanlığından vaz geçmelisiniz. Cildinizin inceldiğini ve neredeyse damarların ortaya çıktığını farkederseniz artık sıcak sudan vaz geçmenizin zamanı gelmiştir. Aslında kış aylarında ılık, yaz aylarında soğuğa yakın ılıklıkta suyla yüzünüzü yıkamalısınız. Daha da iyisi: Cildinizi ılık bir havluyla silerek temizleyin, sonra da kaynak suyu, losyon veya tonik püskürterek toparlanmasını sağlayın. Artık cildiniz bakım ürünlerinin kullanımına hazırdır.



Geri dön