GÜNEŞTEN KORUNMA HAKKINDA
GÜNEŞLENME KILAVUZU
GÜNEŞ SONRASI BAKIMI
Güneş kozmetiklerinde UV Filtreleri
GÜNEŞTEN KORUNMA FAKTÖRLERİ (SPF) HER ÜLKEDE AYNI MIDIR?
Pratikte, faktörler arasında pek çok nedenden kaynaklanan farklılıklar vardır:
- Yöntemler farklı şekillerde uygulanmaktadır ve referans solar spektrumun kompozisyonunda farklılıklar vardır;
- Test edilen insanlar güneşe farklı derecelerde maruz kalmaktadır;
- Prototipler ve ortalama güneşe maruz kalma seviyeleri farklıdır;
- Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bu fark % 30'a kadar çıkabilmektedir.
Güneşe maruz kalma işlemi başlamadan önce, farklı fototiplere sahip gönüllülerin seçilmesi ana faktördür. Üç sınıfa ayrılan 20 kişi ideal olarak kabul edilir.
60 VE ÜSTÜ FAKTÖRLER ONAYLANMIŞ MIDIR?
60 veya daha üstü faktörlere sahip ürünlerin pazarlanması pek çok nedenle onaylanmaktadır:
- Foto toksiklik ya da foto allerji veya foto tepki nedeniyle özel reaksiyonlar gösteren insanlarda anormal reaksiyonlar, normal süjelerde eriteminin tetiklendiği eşiğin çok altındaki asgari güneş ultraviole radyasyonu miktarıyla dahi ortaya çıkabilir. Bu durum, sadece 60 ya da daha üstü güneş koruması kullanarak ya da giyinerek elde edilebilecek normal eritema dozunun düşük bir yüzdesini temsil etmektedir. SPF 64 olan bir ürün UV ışınlarının sadece % 2'sinin geçmesine izin verir.
- Çok açık renk ve zor yanan bir cilde sahip çocuk ya da yetişkinlerde, normal süjelerde kozmetik olarak kabul edilebilir ve uygun bulunan miktar yaklaşık olarak testlerde kullanılan miktarın dörtte biri kadardır.
Genel olarak, güneş koruyucusu doğru olarak kullanılmamaktadır: Tüketiciler koruyucu miktarın sadece dörtte biri ile onda biri arasındaki bir miktarı kullanmaktadırlar. Minimum etkin doz 1.5 mg/cm2'dir. Halkın bilinçlendirilmesi için çaba harcamanız gerekmektedir.
2 mg/cm2 doz güneş koruyucu cilde yayılır. Ancak, tüketicinin kullandığı ürünün SPF'si 15'ten düşükse ve yetersiz kullanıyorsa, koruma faktörü etkili olamaz.
BİR ÜRÜNÜN GÜVENİLİRLİĞİNİ DEĞERLENDİRMEK İÇİN KORUMA FAKTÖRÜNE GÖRE KARAR VERİLEBİLİR Mİ?
Güneş koruması açısından güvenilirlikten söz ediyorsak EVET. Yine de, yüksek güneş koruması içeren ürünlerinin UVA ve UVB koruması arasında bir uyuma sahip olmaları gerekmektedir.
UVB koruması güneş yanığına karşı koruma sağlar, dolayısıyla bir uyarı işaretidir. UVB'ye korunurken UVA'ya karşı korunmamak orta ile uzun vadede zararlara neden olabilir, aynı şekilde UVA ışınlarına fazla maruz kalmak geri dönüşü olmayan uzun vadeli lezyonlara sebep olabilir.
Genel olarak güvenlikten söz ediyorsak, cevap HAYIR'dır. Güneş koruması tek başına bütün güneş ürünlerine özel olası riskleri yeterli şekilde kapsamaz (tahriş, allerji ya da toksik potansiyeli), bunlar ayrıca değerlendirilmelidir.
SPF sınırları özellikle fotostabilite ve zararsız UVB/UVA oranı ile belirlenir. Günümüzde halen mevcut her ürünün farmasötiğine bağlı bir fotostabilite indeksi yoktur. UVA ve UVB korumasını birleştiren yüksek kaliteli ürünler kullanmak, organik ve mineral filtrelerin birleşimi ve farklı tüketici isteklerinin karşılanması güvenlik için en iyi garanti olarak görünmektedir. Güneş koruyucularının neden olduğu ışığa karşı hassaslaşma oksibenzon ortaya çıktığından beri en önemli problemdir; bu madde, çeşitli terapötik bileşenlerle çapraz allerjiye neden olan bir fotoallerjendir.
Kaynak: LES NOUVELLES DERMATOLOGİQES